Tıbbi durum/tedavi
Bağ gevşekliği
Vücut bölgesi(leri)
bağlar
NE?
Bağ gevşekliği, vücuttaki bağların gevşekliği veya esnekliği anlamına gelir ve bu durum instabiliteye ve yaralanma riskinin artmasına yol açabilir. Bağ gevşekliği doğuştan olabileceği gibi, yaralanma, aşırı kullanım veya dejeneratif değişikliklerden de kaynaklanabilir. Tedavi, hedefli eğitim ve gerekirse cerrahi müdahale yoluyla eklem stabilitesini iyileştirmeyi amaçlar.
Nedenler/Açıklama:
Genetik, bağlarda tekrarlayan zorlanma veya yaralanma, hormon seviyeleri (örneğin hamilelik sırasında), bağ dokusu hastalıkları (örneğin Ehlers-Danlos sendromu), yaşam tarzı faktörleri (örneğin eklemlerde aşırı zorlanma), yaş

Anahtar kelimeler
Physiotherapie, Bewegungsübungen, Stärkung der Muskulatur, Dehnübungen, Korrektive Orthopädie, Stabilisierungsübungen, Ergotherapie, Hilfsmittel, Angehörigenberatung
25 dk.
50 dk.
CHF 29 İsviçre frangı5- Devamını Okuyun
Sensophysio: Çocukların ve bebeklerin tam hareket potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olur
50 dk.
CHF 26 İsviçre frangı0 50 dk.
CHF 26 İsviçre frangı025 dk.
KK ve IV45 dk.
KK ve IV1 sa. 25 dk.
CHF 24 İsviçre frangı550 dk.
CHF 23 İsviçre frangı51 sa. 25 dk.
CHF 24 İsviçre frangı5- Online olarak mevcutDevamını Okuyun
İyileşme yolunda birlikte: Uzmanlarla görüntülü görüşme yoluyla pediatrik fizyoterapi
50 dk.
CHF 26 İsviçre frangı0
NEDEN?
Bağ gevşekliği, eklemleri sabitleyen bağların genetik olarak belirlenmiş veya yaralanmaya bağlı gevşekliğidir. Bu durum, eklemlerin kolayca çıkmasına, instabiliteye ve yaralanma riskinin artmasına neden olabilir. Bu instabilite, ağrıya, hareket kısıtlılığına ve yaralanmaya karşı artan duyarlılığa yol açabilir.
Peki ya şimdi?
Stabilizasyon egzersizleri ve fizik tedavi konusunda önerilerde bulunun, ortopedik cihazlar hakkında bilgi verin ve cerrahi seçenekleri tartışın. Ortopedi cerrahları, fizyoterapistler ve cerrahlar size yardımcı olmak için hazırdır.
HİKAYE
Bağ gevşekliğinin ve eklem stabilitesi üzerindeki etkisinin incelenmesi, ortopedi cerrahlarının tekrarlayan eklem yaralanmalarının nedenlerini araştırmaya başladığı 20. yüzyılda başlamıştır. Altta yatan anatomik ve biyomekanik mekanizmaların keşfi, görüntüleme ve biyomekanik çalışmalar sayesinde mümkün olmuştur.










